Elimi Rahman’a Açacağım
Ve o gün geldiğinde… Bütün gürültülerin sustuğu, bütün hesapların tükendiği, insanın kendi gücünün ne kadar sınırlı olduğunu anladığı o yerde, ellerimi göğe kaldıracağım. Ne bir makam isteyeceğim, ne bir taç, ne bir alkış, ne de insanların önünde büyümeyi… Elimi yalnızca Rahman’a açacağım. Çünkü anlayacağım ki; insanın kurduğu hiçbir düzen sonsuz değil, insanın verdiği hiçbir hüküm mutlak değil, insanın sahip olduğu hiçbir güç gerçek kudret değil. Gerçek kudret, yerleri ve gökleri yoktan var edenindir. Ben de bütün iddialarımı bir kenara bırakıp, başımı eğeceğim. Ve diyeceğim ki: “Ey Rahman… Sen ki kırılmış kalpleri bilensin. Sen ki gecenin karanlığında sessizce ağlayanları görensin. Sen ki enkaz altında nefes bekleyen çocuğun korkusunu, evladını kaybeden annenin feryadını, savaşın ortasında babasını arayan yetimin gözlerini bilensin. Biz yorulduk. Bizi affet. Bize merhamet et. Bu yeryüzüne yeniden merhamet indir.” Sonra bütün acıları hatırlayacağım. Depremlerde yıkılan evleri… Ya...