Sessiz Çığlık…

 Bazı çığlıklar duyulmaz.

Bir insan konuşur,
ama aslında içinden yardım ister.

Gülümser,
ama kalbinin bir köşesinde sessizce ağlar.

“İyiyim” der,
oysa geceleri kendi kendine
“Ne zaman geçecek?” diye sorar.

İşte buna sessiz çığlık denir.

Kimse fark etmez.

Çünkü bazı insanlar acılarını bağırarak değil,
susarak taşır.

Kalabalığın içinde yalnız kalırlar.
Herkese destek olurlar,
ama kendilerini tutacak bir omuz bulamazlar.

Herkes onların güçlü olduğunu düşünür.

Oysa güçlü görünmek,
hiç yorulmadığın anlamına gelmez.

Bazen en güçlü görünen insan,
içinde en büyük savaşı verendir.

Bir anne susar…
Bir baba susar…
Bir genç susar…
Bir evlat susar…

Ve herkes onların sessizliğini
“sorun yok” zanneder.

Oysa bazen sessizlik,
kelimelerin anlatamadığı kadar büyük bir acıdır.

Bakın etrafınıza.

Belki yanınızdaki insanın bir cümleye,
bir duaya,
bir “Nasılsın, gerçekten?” sorusuna ihtiyacı vardır.

Belki de sizden gelecek küçük bir iyilik,
onun bütün gününü değiştirecektir.

Çünkü insan her zaman büyük şeyler istemez.

Bazen sadece anlaşılmak ister.

Yargılanmadan dinlenmek…
Suçlanmadan konuşmak…
Terk edilmeden yanında birinin olduğunu bilmek ister.

Ve bazen hiçbir şey söyleyemez.

İşte o zaman gözlerine bakın.

Çünkü bazı insanların dili susar,
ama gözleri konuşmaya devam eder.

Unutmayın…

Herkesin görünmeyen bir savaşı vardır.

Kiminin savaşı evindedir.
Kiminin kalbindedir.
Kiminin geçmişindedir.
Kiminin gelecekle ilgili korkularındadır.

Bu yüzden insanlara biraz daha merhametle yaklaşın.

Bir insanı tek bir hatasıyla yargılamayın.

Bir insanın sessizliğini kibir sanmayın.

Bir insanın uzaklaşmasını sevgisizlik zannetmeyin.

Belki de sadece çok yorulmuştur.

Ve belki de söyleyemediği tek şey şudur:

“Beni biri fark etsin.”

İşte bugün birini fark edin.

Arayın.

Halini sorun.

Dinleyin.

Yanında olun.

Çünkü bazen bir insanın hayatına dokunmak için
büyük sözlere gerek yoktur.

Samimi bir cümle yeter:

“Ben buradayım.”

Ve eğer sizin içinizde de kimsenin bilmediği bir çığlık varsa…

Saklamayın.

Güvendiğiniz biriyle konuşun.
Duanızı eksik etmeyin.
Yardım istemekten utanmayın.

Çünkü yardım istemek zayıflık değildir.

Bazen insanın kendisi için atabileceği
en cesur adım budur.

Sessiz çığlıkları duyalım.

Çünkü herkes bağırarak yardım istemez.

Bazıları sadece susar…

Ve bekler.

Birinin gelip
“Sen gerçekten iyi misin?” demesini bekler.

Belki bugün o kişi sizsiniz.

Belki de yanınızdaki…

Öyleyse birbirimize biraz daha merhametli olalım.

Çünkü bazen bir kalbi kurtaran şey,
hayatı değiştiren büyük bir mucize değil;

zamanında söylenmiş küçücük bir cümledir.

“Yalnız değilsin.”

“Buradayım.”

“Geçecek.”

“Birlikte aşacağız.”

Ve en önemlisi:

Allah seni görüyor.

İnsanlar görmese bile…

Allah görüyor.

İnsanlar duymasa bile…

Allah duyuyor.

Ve insanlara anlatamadığın her şeyi,
O’na anlatabilirsin.

Çünkü bazen en sessiz çığlık,
gökyüzüne yükselen en güçlü duadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

Veri Güvenliğinin Kilit Taşları: MySQL Veritabanını Güvende Tutmanın Kurumsal ve Teknik Yolları