SİYONİZM’LE SAVAŞIMIZ BAŞLADI!


 

NoRiba.Finance ile Gömleğin İlk Düğmesini Doğru İliklemek İçin Yola Çıktık

Siyonizm’le olan savaşımız başladı.

Biz bu savaşa silahlarla, öfkeyle, insanları düşman ilan ederek katılmadık. Biz bu savaşa bir fikirle, bir itirazla, bir alternatif oluşturma iradesiyle katıldık.

Bizim silahımız akıl olacak.
Bizim gücümüz üretmek olacak.
Bizim dayanağımız dayanışma olacak.
Bizim yolumuz adalet olacak.
Bizim mücadelemiz, insanın insana muhtaç olduğu yerde birbirini ezmediği bir düzen kurmak olacak.

Ve biz bu mücadeleye NoRiba.Finance ile katıldık.

Çünkü ben yıllardır kendime bir soru soruyorum:

İnsanlık neden bu kadar büyük bir teknolojiye sahip olduğu hâlde ekonomik bağımlılıklardan kurtulamıyor?

Neden insanlar çalışıyor, üretiyor, emek veriyor ama bir türlü rahat bir nefes alamıyor?

Neden insanlar ev sahibi olmak, bir iş kurmak, ailesinin geleceğini güvence altına almak için yıllarca borç yükünün altına girmek zorunda kalıyor?

Neden para, insanın hayatını kolaylaştırması gereken bir araçken bazen insanın hayatını yöneten bir efendiye dönüşüyor?

Ve neden bütün bunları konuştuğumuzda bize çoğu zaman aynı cevap veriliyor?

“Düzen böyle.”

Ben işte bu cevabı kabul etmiyorum.

Çünkü bir şeyin uzun zamandır uygulanıyor olması, onun mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez. Bir sistemin dünyada yaygın olması, onun insanlık için mümkün olan tek yol olduğunu göstermez.

Ben başka bir yolun mümkün olup olmadığını araştırmak, düşünmek ve mümkünse bunu teknolojiyle hayata geçirmek istiyorum.

İşte NoRiba.Finance’in arkasındaki düşünce budur.

GÖMLEĞİN İLK DÜĞMESİ YANLIŞ İLİKLENMİŞSE…

Düşünün ki bir gömlek giyiyorsunuz.

Gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikliyorsunuz. Sonra ikinci düğmeyi, üçüncüyü, dördüncüyü ilikliyorsunuz. Her düğmeyi bir öncekine göre kapatıyorsunuz.

Bir süre sonra gömleğin tamamı eğri duruyor.

Şimdi düşünün: Siz gömleğin son düğmesini düzeltmeye çalışıyorsunuz. Kumaşı çekiyorsunuz, düğmeleri yeniden ayarlıyorsunuz, görüntüyü düzeltmek için uğraşıyorsunuz. Ama ilk düğme yanlış olduğu sürece bütün gömlek bir türlü düzgün durmuyor.

İşte ben ekonomik düzeni düşünürken bu örneği görüyorum.

Belki de biz yıllardır yanlış yerden başlayarak doğru bir sonuç elde etmeye çalışıyoruz.

Belki de sorunun yalnızca sonuçlarını tartışıyoruz ama başlangıçtaki kabulleri yeterince sorgulamıyoruz.

Borçların neden sürekli büyüdüğünü konuşuyoruz ama borç ilişkilerinin nasıl kurulduğunu yeterince sorgulamıyoruz.

İnsanların neden ekonomik baskı altında kaldığını konuşuyoruz ama bu baskıyı üreten mekanizmaların alternatiflerini yeterince geliştirmiyoruz.

Faizin sonuçlarını tartışıyoruz ama faizsiz bir ekonomik ilişkinin nasıl daha yaygın, uygulanabilir ve sürdürülebilir hâle getirilebileceğine yeterince kafa yormuyoruz.

Ben diyorum ki:

Belki de gömleğin ilk düğmesini yeniden ele almamız gerekiyor.

Benim için bu ilk düğme, paranın ve ekonomik ilişkilerin insan hayatındaki yerini yeniden düşünmektir.

Para insan için mi vardır, yoksa insan para sisteminin devamı için mi yaşamaktadır?

Ekonominin amacı insanın hayatını kolaylaştırmak mıdır, yoksa insanın hayatını ekonomik mekanizmaların devamına bağlamak mıdır?

Ticaretin amacı insanların ihtiyaçlarını karşılamak ve karşılıklı fayda üretmek midir, yoksa insanların çaresizliğini sürekli bir kazanç kaynağına dönüştürmek midir?

İşte biz NoRiba.Finance ile bu soruları yeniden soruyoruz.

Biz bütün ekonomik sorunların tek bir sebebi olduğunu iddia etmiyoruz. Dünyanın karmaşık meselelerinin bir gecede çözüleceğini de söylemiyoruz.

Ama bir şeyi açıkça söylüyoruz:

Bugünkü düzenin tek mümkün düzen olduğuna inanmak zorunda değiliz.

ALLAH VE PEYGAMBERİ FAİZ KONUSUNDA BİZİ AÇIKÇA UYARIYOR

Benim bu meseleye bakışımın temelinde yalnızca ekonomi yok. İnancım var, vicdanım var, Kur’an’ın insan hayatına ilişkin ortaya koyduğu ölçüler var.

Kur’an-ı Kerim’de faiz hakkında çok ciddi uyarılar bulunmaktadır.

Bakara suresinin 275. ayetinde alışverişin helal, faizin haram kılındığı bildirilir. Aynı surenin 278 ve 279. ayetlerinde iman edenlere Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle faizden kalan alacaklarını terk etmeleri çağrısı yapılır; aksi hâlde Allah ve Resulü tarafından bir savaş ilanıyla karşılaşacakları bildirilir.

Bu, benim için üzerinde düşünülmesi gereken son derece ciddi bir uyarıdır.

Ben burada kendi inancımı ve bu ayetlerden anladığım sorumluluğu dile getiriyorum. Allah’ın kelamını hafife alamam. Bu uyarıyı yalnızca tarihî bir metin olarak görüp bugünkü ekonomik hayatla hiçbir ilişkisi yokmuş gibi davranamam.

Ben kendime şu soruyu soruyorum:

Eğer Allah faiz konusunda bu kadar ciddi bir uyarıda bulunuyorsa, biz Müslümanlar faizsiz bir hayatın mümkün olması için ne yapıyoruz?

Sadece faizin yanlış olduğunu söylemek yeterli mi?

Sadece faizden uzak durmak istediğimizi ifade etmek yeterli mi?

Yoksa insanlara faizsiz biçimde ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, ticaret yapabilecekleri, üretimlerini değerlendirebilecekleri ve birbirleriyle dayanışabilecekleri uygulanabilir yollar sunmak için de sorumluluk almamız mı gerekiyor?

Ben üçüncü yolun, yani çözüm üretmenin de önemli olduğuna inanıyorum.

Çünkü bir insanın önüne bir kapıyı kapatırken ona başka bir kapı açmanın yollarını da aramalıyız.

İnsanlara “Faizden uzak durun” dediğimizde, onların ev, araç, iş kurma ve diğer ihtiyaçlarını nasıl karşılayabilecekleri sorusunu da ciddiyetle ele almalıyız.

Benim mücadelem tam burada başlıyor.

Ben yalnızca faize itiraz eden bir insan olmak istemiyorum. Faizsiz alternatiflerin gelişmesi için çalışan bir insan olmak istiyorum.

SİYONİZM’İN EN BÜYÜK YALANI: “BAŞKA YOL YOK!”

Bizim hikâyemizde Siyonizm, insanlığı yalnızca zor kullanarak kontrol etmiyor.

Onun asıl gücü, insanlara kurduğu düzenin değiştirilemez olduğunu düşündürmesidir.

İnsanlara sürekli aynı şeyi söylüyor:

“Dünya böyle çalışır.”

“Ekonomi böyle yürür.”

“Borç olmadan büyüyemezsiniz.”

“Faiz olmadan bu sistem yaşayamaz.”

“Alternatif aramayın; sonunda yine bana dönersiniz.”

İşte Siyonizm’in kurduğu zihinsel zincir budur.

İnsan bir süre sonra kendisine sunulan düzeni sorgulamayı bırakıyor. Başka bir yol düşünmeyi gerçekçilikten uzak görüyor. Kendi iradesini kullanmadan önce sistemin sınırlarını kabul ediyor.

Ben Siyonizm’in karşısına tam da bu noktada çıkıyorum.

Ben diyorum ki:

Bir sistemin güçlü olması, onun sonsuza kadar sürmesi gerektiği anlamına gelmez.

Bir sistemin yaygın olması, onun her yönüyle adil olduğu anlamına gelmez.

Bir sistemin alternatifsiz görünmesi, gerçekten alternatifsiz olduğu anlamına gelmez.

Ancak yalnızca konuşarak da yeni bir düzen kuramayız.

Düşüncelerimizi projelere dönüştürmeliyiz. Projelerimizi çalışan sistemlere dönüştürmeliyiz. Çalışan sistemlerimizi denetlenebilir hâle getirmeliyiz. İnsanlara söz değil, sonuç göstermeliyiz.

İşte NoRiba.Finance ile yapmak istediğim budur.

Bizim mücadelemiz, insanlara yalnızca “Siyonizm’e inanmayın” demek değildir.

Bizim mücadelemiz, insanların başka bir yolun mümkün olabileceğini görebilecekleri somut alternatifler geliştirmektir.

NORIBA.FINANCE: BİR İTİRAZDAN FAZLASI

Ben NoRiba.Finance’i yalnızca bir internet sitesi, bir yazılım veya dijital bir varlık projesi olarak görmüyorum.

Ben onun arkasında bir düşünce görüyorum.

İnsanların birbirleriyle ticaret yapabilmesi için her ilişkinin borç ve faiz üzerine kurulmasının zorunlu olmadığını araştıran bir düşünce…

Üreticinin emeğinin değer bulmasını, tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve toplulukların birbirlerine destek olabilmesini amaçlayan bir düşünce…

Teknolojinin yalnızca daha fazla tüketmek için değil, daha şeffaf ve daha adil ekonomik ilişkiler kurmak için de kullanılabileceğini savunan bir düşünce…

Ben NoRiba.Finance ile bu düşünceyi hayata geçirmek istiyorum.

Blockchain teknolojisinin sağladığı kayıt ve doğrulanabilirlik imkânlarını, yazılımın erişilebilirliğini ve dijital ticaretin hızını insanlığın faydasına kullanmayı hedefliyorum.

Ama şunu da biliyorum: Bir sistemin adında “faizsiz” yazması, onu kendiliğinden adil yapmaz.

Bir sistemin blockchain kullanması, onu kendiliğinden güvenilir yapmaz.

Bir sistemin güzel sözlerle tanıtılması, onun insanlara fayda sağlayacağını garanti etmez.

Bunların gerçek uygulamalarla gösterilmesi gerekir.

Bu yüzden NoRiba.Finance’in şeffaf olması, kurallarının anlaşılır olması, ekonomik değerinin gerçek dayanaklarının açıkça belirtilmesi, risklerinin saklanmaması ve insanların haklarının korunması gerektiğine inanıyorum.

Biz insanları yeni bir bağımlılığa sürüklemek için yola çıkmamalıyız.

Biz insanlara seçim yapabilecekleri yeni imkânlar sunmak için yola çıkmalıyız.

NoRiba.Finance’in başarısı, insanların yalnızca bir dijital birime sahip olmasıyla ölçülmemelidir. Gerçek başarı; insanların birbirleriyle güven içinde ticaret yapabilmesi, üretimin desteklenmesi, ihtiyaçların karşılanması ve ekonomik ilişkilerin daha adil hâle gelmesine katkı sağlanmasıdır.

NoRiba.Finance’in iddiası insanları yeni bir paraya bağımlı kılmak değil, ekonomik ilişkilerde daha fazla özgürlük, şeffaflık ve dayanışma imkânı oluşturmaktır.

BİZİM SAVAŞIMIZ İNSANLARLA DEĞİL, YANLIŞ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ DÜZENLERLEDİR

Burada çok önemli bir ayrımı ortaya koymak istiyorum.

Ben Siyonizm’e karşı mücadele ettiğimi söylediğimde gerçek insanları düşman ilan etmiyorum.

Benim Siyonizm dediğim, kurgumuzda insanları korkuyla yöneten, kardeşleri birbirine düşüren ve insanın iradesini kendi çıkarına bağlayan anlayışın sembolüdür.

Bu nedenle bizim mücadelemiz insanlara karşı değil; haksızlığa, sömürüye, adaletsizliğe ve çaresizliğin istismar edilmesine karşı olmalıdır.

Bizim yolumuz şiddet değil, fikir üretmek olmalıdır.

Bizim yöntemimiz tehdit değil, ikna olmalıdır.

Bizim hedefimiz insanları zorla bir sisteme sokmak değil, onlara tercih edebilecekleri güvenilir bir alternatif sunmak olmalıdır.

Çünkü insanlığı özgürleştirmek istediğini söyleyen bir yapı, insanları kendi iradesine zorla bağlamaya başlarsa kendi iddiasıyla çelişir.

Biz Siyonizm’i yenmek istiyorsak onun yöntemlerini taklit etmemeliyiz.

Biz korkuyla yönetmeyeceğiz.

Biz insanları birbirine düşürmeyeceğiz.

Biz gerçeği saklamayacağız.

Biz hatalarımızı örtmeyeceğiz.

Biz insanları yalnızca kazanç kapısı olarak görmeyeceğiz.

Ve biz başarıya ulaşmak uğruna adaletten vazgeçmeyeceğiz.

Çünkü bizim aradığımız zafer, birilerinin boyun eğmesi değil; insanların başlarını dik tutabilecekleri bir hayat kurabilmesidir.

İLK DÜĞMEYİ DÜZELTMEK KOLAY OLMAYACAK

Ben bunun kolay bir mücadele olmadığını biliyorum.

Yıllardır yerleşmiş ekonomik alışkanlıklar bir günde değişmez. İnsanların güvenini kazanmak zaman alır. Yeni bir sistem kurmak teknik bilgi, emek, hukuk, mali disiplin, dürüst yönetim ve sabır ister.

Bir fikrin güzel olması yetmez. Onu uygulayabilmek gerekir.

Bir yazılımın çalışması yetmez. İnsanların haklarını koruması gerekir.

Bir ekonomik modelin iddialı olması yetmez. Gerçek hayatta sürdürülebilirliğini gösterebilmesi gerekir.

Bu yüzden biz adım adım ilerlemek zorundayız.

Önce sağlam bir temel kurmalıyız.

Sonra çalışan bir sistem ortaya koymalıyız.

Ardından insanlara ne yaptığımızı açıkça anlatmalıyız.

Başarılarımızı olduğu kadar eksiklerimizi de göstermeliyiz.

Güvenin reklamla değil, davranışla oluştuğunu unutmamalıyız.

Ve en önemlisi, bu mücadeleyi yalnızca bir kişinin omuzlarında taşınan bir hayal olmaktan çıkarmalıyız.

İyi niyetli, bilgili, çalışkan ve sorumluluk sahibi insanlar bir araya gelmeli. Herkes elinden gelen katkıyı yapmalı. Kimi yazılım geliştirmeli, kimi ekonomik modeli incelemeli, kimi hukukî çerçeveyi araştırmalı, kimi üreticilerle tüketiciler arasında gerçek ticaret bağlantıları kurmalı.

Böylece bir fikir, gerçek hayatta karşılığı olan bir dayanışma ağına dönüşebilir.

Benim hayalim budur.

Bir gün insanların NoRiba.Finance’i yalnızca duydukları bir proje olarak değil, gerçekten kullanabildikleri, kurallarını anlayabildikleri ve faydasını görebildikleri bir sistem olarak değerlendirmesidir.

O gün, gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek için attığımız adımların bir anlamı olacaktır.

SİYONİZM, BİZ SENİN “BAŞKA YOL YOK” SÖZÜNÜ KABUL ETMİYORUZ!

Biz bugün yola çıktık.

Belki küçük bir ekibiz.

Belki imkânlarımız sınırlı.

Belki henüz hayal ettiğimiz her şeyi gerçekleştiremedik.

Ama bir fikrin başlangıçta küçük olması, gelecekte faydalı bir işe dönüşemeyeceği anlamına gelmez.

Bizim görevimiz büyük sözler söyleyip beklemek değil; küçük de olsa gerçek adımlar atmaktır.

Bir satır kod yazmak…

Bir ekonomik modeli doğru anlamak…

Bir sözleşmeyi daha şeffaf hâle getirmek…

Bir üreticiyle tüketiciyi buluşturmak…

Bir insanın faizsiz ticaret yapabilmesine imkân sağlamak…

Bir hatayı fark edip düzeltmek…

Bir insanın güvenini boşa çıkarmamak…

Bunların her biri, kurmak istediğimiz dünyanın temel taşları olabilir.

Ben NoRiba.Finance ile bu taşları bir araya getirmek istiyorum.

Siyonizm’in bize söylediği “Başka yol yok” sözüne karşı, araştırarak, üreterek ve uygulayarak cevap vermek istiyorum.

Biz insanlara yalnızca bir hayal anlatmayacağız. Hayalimizi gerçekleştirebilmek için çalışacağız.

Biz kimseye başarı garantisi vermeyeceğiz. Bunun yerine hesap verebilir bir sistem kurmaya gayret edeceğiz.

Biz kendimizi kusursuz ilan etmeyeceğiz. Eksiklerimizi düzeltmeye çalışacağız.

Biz herkesi aynı düşünmeye zorlamayacağız. İnsanların kendi akıllarıyla değerlendirme yapabilecekleri açıklığı sağlamaya çalışacağız.

Çünkü hakikat, yalnızca bizim söylediğimiz için hakikat olmaz. İddialarımızın da sınanması, yöntemlerimizin de sorgulanması gerekir.

ALLAH’IM, BU YOLDA BİZE DOĞRULUK NASİP ET

Ben bu mücadelede Allah’ın yardımını istiyorum.

Ama Allah’tan yardım istemenin, çalışmadan beklemek olmadığını da biliyorum.

Biz çalışacağız.

Araştıracağız.

Üreteceğiz.

Hatalarımızı düzelteceğiz.

İnsanların haklarını koruyacağız.

Ve sonucunu Allah’a bırakacağız.

Allah’ım, eğer bu yolda insanlara fayda sağlayacak bir niyet taşıyorsak bize kolaylık ver. Bizi kibirden, gösterişten, haksız kazançtan ve insanları aldatmaktan koru.

Bize doğru insanlarla çalışma imkânı ver. Bize sağlam bir akıl, temiz bir vicdan ve uzun soluklu bir gayret nasip et.

NoRiba.Finance’i insanlara fayda sağlayan, güvenilirliğiyle değer kazanan ve kendi iddialarını dürüstçe ortaya koyan bir yapı hâline getirmeyi nasip et.

Bizi bir ekonomik düzeni eleştirirken başka bir adaletsiz düzen kurmaktan koru.

Bizi hakikati savunurken kendi hatalarımızı görmezden gelmekten koru.

Bizi kazanç elde ederken kul hakkını unutmaktan koru.

Ve bize, başladığımız işi hayırlı bir sonuca ulaştırmak için gereken sabrı ve iradeyi ver.

SON SÖZÜM

Benim Siyonizm’e karşı başlattığım mücadele, bir canavarın karşısına başka bir canavar çıkarmak değildir.

Benim mücadelem, insanlığın başka bir hayatın mümkün olup olmadığını yeniden düşünmesidir.

Benim mücadelem, faizsizliğin yalnızca bir temenni olarak kalmaması; uygulanabilir, şeffaf ve sürdürülebilir seçeneklerin geliştirilmesidir.

Benim mücadelem, insanların birbirine düşman olmak yerine birlikte üretebilmesidir.

Benim mücadelem, paranın insanın efendisi değil, insanın ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan bir araç olarak kalabilmesidir.

Benim mücadelem, ekonomik sistemlerin insan hayatına hizmet etmesidir.

Ve bütün bunların başlangıcında kendime şu soruyu soruyorum:

Gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemişsek, neden bütün gömleği düzeltmeye çalışırken o ilk düğmeye yeniden bakmıyoruz?

İşte biz NoRiba.Finance ile o ilk düğmeye yeniden bakmak için yola çıktık.

Biz her şeyi bir günde değiştireceğimizi söylemiyoruz.

Ama hiçbir şeyin değişemeyeceğini de kabul etmiyoruz.

Biz kimseyi düşman ilan etmiyoruz.

Ama yanlış olduğuna inandığımız düşünceleri sorgulamaktan da vazgeçmiyoruz.

Biz insanlığı korkuyla değil, umutla; zorlamayla değil, gönüllü dayanışmayla; aldatmayla değil, şeffaflıkla bir araya getirmek istiyoruz.

Siyonizm, sen insanlığa başka bir yol olmadığını söylüyorsun. Biz ise o yolun gerçekten var olup olmadığını araştırmak, geliştirmek ve hayata geçirmek için buradayız.

NoRiba.Finance ile mücadelemiz başladı.

İlk düğmeyi doğru iliklemek için…

Faizsiz ve adil ekonomik ilişkilerin mümkün olabileceğini göstermek için…

İnsanların emeğine, iradesine ve onuruna sahip çıkmak için…

Ve en önemlisi, insanlığın geleceğini yalnızca korkulara teslim etmemek için…

Biz yola çıktık.

Şimdi sıra konuştuğumuz değerleri gerçek hayatta göstermek, hayalimizi sağlam temeller üzerine kurmak ve insanlara fayda sağlayacak işler ortaya koymakta.

Çünkü bazen büyük bir değişim, herkesin yanlış olduğunu bildiği hâlde alıştığı için düzeltmediği ilk düğmeye yeniden bakmakla başlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

BÜYÜK SOYUNMA: KANUNLARIN VE GÖLGELERİN ÖTESİNDE HAKİKAT