KARDEŞLİK BU DEĞİL!
Kardeşlik, arkadaş listemde yer alman değildir.
Kardeşlik, aynı masada oturup sohbet etmen, benimle konuşman, söylediklerime katıldığını ifade etmen de değildir.
Bunlar elbette güzeldir ama kardeşlik bunlardan çok daha derin bir şeydir.
Kardeşlik, empati kurmaktır.
Kendini kardeşinin yerine koyabilmektir. Onun yaşadıklarını, hissettiklerini, kırgınlıklarını ve beklentilerini anlamaya çalışmaktır.
Bugün senin başına gelen bir haksızlığı düşün. Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi, sırf gücün yetiyor diye kardeşine yapabilir misin?
Senin söz hakkının elinden alınmasını istemiyorsan kardeşinin de söz hakkını elinden almayacaksın.
Senin dışlanmanı istemiyorsan kardeşini dışlamayacaksın.
Senin hakkının yenmesini istemiyorsan kardeşinin hakkını da gözetmeye çalışacaksın.
Senin dinlenmeni, anlaşılmanı ve fikirlerine değer verilmesini istiyorsan kardeşini de dinleyeceksin.
İşte kardeşlik budur!
Kardeşlik, yalnızca işler yolundayken yan yana durmak değildir. Kardeşinin sana katılmadığı zamanlarda da onu anlamaya çalışmaktır. Seninle aynı düşünmediğinde onu düşmanın ilan etmemektir.
Bazen kardeşin yanlış düşünebilir. Bazen sen yanlış düşünebilirsin. Önemli olan kimin daha güçlü, kimin daha büyük veya kimin daha çok söz sahibi olduğu değildir. Önemli olan, herkesin kendisini ifade edebildiği ve hakkını koruyabildiği bir ortam oluşturabilmektir.
Çünkü insan, kendisine dokunmayan bir haksızlığı görmezden gelebilir. Ama gerçek kardeşlik, o haksızlık kendisine yapılmadığında da vicdanının sesini dinleyebilmektir.
Benim derdim kimsenin bana katılması değil. Herkes benim gibi düşünsün de istemiyorum. Benim istediğim, birbirimizi anlamaya çalışmamız, birbirimizin yerine kendimizi koymamız ve birbirimize adaletle davranmamızdır.
Kardeşlik, “Ben haklıyım.” demeden önce “Acaba ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim?” diye sorabilmektir.
Bugün senin güçlü olduğun yerde kardeşin zayıf olabilir. Yarın şartlar değişebilir. Bugün senin sözün dinlenirken yarın senin de anlaşılmaya ihtiyacın olabilir.
Hayatın ne getireceğini kimse bilemez. Bu yüzden kardeşlik, insanın elindeki gücü kardeşinin üzerinde kullanması değil, o gücü kardeşinin hakkını korumak için de kullanabilmesidir.
Ben kardeşlerimin benimle aynı fikirde olmasını değil, birbirimize karşı adil olmasını istiyorum. Birbirimizi anlamadan, birbirimizin yaşadıklarını dinlemeden, kendimizi onun yerine koymadan gerçek bir birlik kuramayız.
Çünkü aynı anne babadan gelmek bizi kan bağıyla kardeş yapar; fakat o kardeşliğin hakkını vermek, bizim davranışlarımıza bağlıdır.
Kardeşlik sözde değil, davranışta belli olur.
Kardeşlik, kendine yapılmasını istemediğini kardeşine yapmamaktır.
Ve bence en önemlisi şudur:
Bir gün kendi vicdanınla baş başa kaldığında, “Ben kendi hakkımı korurken kardeşimin hakkını da korudum mu? Kendim anlaşılmak isterken onu anlamaya çalıştım mı? Kendime gösterilmesini istediğim merhameti ona da gösterebildim mi?” sorularına gönül rahatlığıyla cevap verebilmektir.
İşte ben böyle bir kardeşlik istiyorum.
Birbirimize sadece yakın görünen değil, birbirimizin derdini gerçekten anlayan; yalnızca aynı masada oturan değil, gerektiğinde birbirinin hakkını da gözeten bir kardeşlik.
Çünkü kardeşlik, kardeşinin senin gibi düşünmesi değil; senin gibi düşünmediğinde bile onun insanlığını, hakkını ve onurunu koruyabilmektir.
Yorumlar
Yorum Gönder