Kardeşlerime Çağrı



 Canım Kardeşlerim, Sevgili Ailem,

Babamızın vefatından sonra hepimizin hayatında büyük bir boşluk oluştu. O günden bugüne hepimiz farklı acılar yaşadık, farklı düşündük, farklı yaralar aldık. Zaman zaman birbirimize kırıldık, birbirimizden uzaklaştık, belki de birbirimizi anlamakta zorlandık.

Ama artık bir yerde durup hepimizin kendimize şu soruyu sormamız gerektiğine inanıyorum:

Biz birbirimizle mücadele ederken, dışarıda bizim zayıf düşmemizi bekleyenlere ne oluyor?

Bugün kardeş kardeşle hesaplaşmanın zamanı değildir.

Bugün geçmişte kimin haklı, kimin haksız olduğunu sonsuza kadar tartışmanın zamanı değildir.

Bugün bir araya gelmenin zamanıdır.

Çünkü biz 11 kardeşiz.

On bir ayrı insan olabiliriz ama bizi birbirimize bağlayan çok daha büyük bir şey var: Aynı baba, aynı geçmiş, aynı aile ve aynı kök.

Rahmetli babamız bu yapıyı hazır bulmadı. Tırnaklarıyla kazıyarak, yıllarca mücadele ederek, büyük fedakârlıklarla ve inandığı değerlerden taviz vermeden bugünlere getirdi.

Biz bugün onun çocukları olarak bu mirasın başında duruyoruz.

Bize düşen, birbirimizi tüketmek değil; babamızın kurduğu yapıyı daha da sağlamlaştırmaktır.

Çünkü dışarıda hayat devam ediyor. İnsanlar değişiyor, şartlar değişiyor, güç dengeleri değişiyor. Biz kendi içimizde bölündüğümüz zaman, bizim zayıflamamızdan faydalanmak isteyenler mutlaka çıkacaktır.

Düşman bize göz dikmişken, bizim birbirimize sırt dönme lüksümüz yoktur.

Bunu bir tehdit olarak değil, hayatın bir gerçeği olarak söylüyorum.

Bir aile kendi içinde parçalanırsa, dışarıdan gelen hiçbir kuvvete ihtiyaç kalmaz. Ama bir aile kenetlenirse, dışarıdan gelen hiçbir güç onu kolay kolay sarsamaz.

Tek bir çöpü kırmak kolaydır. Ama 11 çöpü bir araya getirirseniz, onları birbirinden ayırmak çok daha zordur.

İşte bizim gücümüz burada.

Biz 11 kardeşiz.

Birimizin gücü diğerimizin gücüdür.

Birimizin başarısı hepimizin başarısıdır.

Birimizin kaybı hepimizin kaybıdır.

Birimizin düşmesi, diğer on kişinin elini uzatması gereken bir durumdur.

Ben artık geçmişin kırgınlıklarını büyütmek istemiyorum.

Kimsenin yaptığı yanlışı unutmasını da istemiyorum; ama yanlışların bizi birbirimizden koparan zincirlere dönüşmesini hiç istemiyorum.

Annemizin de, ablamızın da, benim de, diğer kardeşlerimizin de insan olduğunu kabul ederek; herkesin hatasıyla, sevabıyla, doğrusu ve yanlışıyla bu ailenin bir parçası olduğunu kabul edelim.

Hepimizin hakkı korunsun.

Hepimizin sözü dinlensin.

Hepimiz birbirimize karşı şeffaf olalım.

Hiç kimse kendisini diğerinden üstün görmesin.

Hiç kimse diğerini dışlamasın.

Kardeşlikte adalet olsun, yönetimde şeffaflık olsun, paylaşımda hakkaniyet olsun.

Babamızın bize bıraktığı en büyük miras sadece maddi varlıklar değildir.

Bence asıl miras, bir şeyler kurabilme iradesidir.

Rahmetli babamız yoktan bir yapı meydana getirmek için yıllarca mücadele etti. Şimdi o yapının daha da büyümesi, sağlamlaşması ve gelecek nesillere aktarılması bizim sorumluluğumuzdur.

Biz bunu birbirimizle kavga ederek değil, birbirimizin elinden tutarak yapabiliriz.

Gelin artık birbirimizin karşısında değil, aynı tarafta duralım.

Gelin dışarıya karşı tek yürek, içeride birbirimize karşı adil olalım.

Gelin kardeşlerimizin açığını aramak yerine birbirimizin açığını kapatalım.

Birimiz yorulduğunda diğerimiz destek olsun.

Birimiz hata yaptığında onu tamamen silmek yerine doğrultalım.

Birimiz başarı kazandığında kıskanmak yerine onunla gurur duyalım.

Çünkü bizim kaybedecek zamanımız yok.

Kardeş kavgasının zamanı değil.

Kardeşlerin birbirine kenetlenme zamanı.

Babamızın yıllarca emek vererek kurduğu yapıyı bizden sonraki nesillere daha güçlü bırakma zamanı.

Ben kimseyle kavga etmek istemiyorum.

Kimseyi dışlamak istemiyorum.

Kimsenin koltuğunda, makamında, hakkından veya kazancında gözüm yok.

Benim istediğim çok daha büyük:

11 kardeşin birbirine güvendiği, birbirinin hakkını koruduğu, birbirinin arkasında durduğu bir aile düzeni.

Bugün bize bakan çocuklarımız, yarın bizim yaptıklarımızı örnek alacaklar.

Onlara birbirleriyle kavga eden 11 kardeş mi bırakacağız?

Yoksa farklılıklarına rağmen bir masanın etrafında oturmayı, konuşmayı, anlaşmayı ve gerektiğinde birbirinin arkasında durmayı bilen 11 kardeş mi?

Ben ikinci yolu seçiyorum.

Ve inanıyorum ki hepimiz bunu başarabiliriz.

Çünkü bizi birbirimize bağlayan şey, yaşadığımız kırgınlıklardan çok daha büyük.

Biz kardeşiz.

Aynı kökten geldik.

Aynı babanın evlatlarıyız.

Ve rahmetli babamızın yıllarca tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu bu yapıyı bizden başka kim koruyacak?

Şimdi sıra bizde.

Babamız kendi görevini yaptı.

Şimdi onun bıraktığı emaneti daha sağlam, daha adil ve daha güçlü şekilde geleceğe taşıma görevi bizim.

Gelin birbirimizi tüketmeyelim.

Gelin birbirimizi güçlendirelim.

Gelin geçmişin hesabını büyütmek yerine geleceğin hesabını birlikte yapalım.

Çünkü dışarıda bize göz dikenler varken, içeride birbirimize düşmek bize yakışmaz.

Biz 11 kardeşiz.

Eğer 11 ayrı yöne çekersek dağılırız.

Ama 11 kişi aynı hedefe yürürsek, bizi durdurmak çok zor olur.

Ben elimi hepiniz için uzatıyorum.

Kimin bana kızgınlığı varsa konuşalım.

Kimin içinde kırgınlığı varsa dinleyelim.

Kimin hakkı varsa verelim.

Kimin gönlü kırıldıysa onaralım.

Ama artık birbirimizi kaybetmeyelim.

Babamızın hatırasına en büyük saygımız, onun evlatlarının birbirine sahip çıktığını göstermektir.

Ben hazırım.

Bir masa kuralım.

Hep birlikte oturalım.

Geçmişi konuşacaksak çözmek için konuşalım.

Geleceği konuşacaksak hep birlikte inşa etmek için konuşalım.

Ve bundan sonra herkes şunu bilsin:

Birimize yapılan haksızlık, hepimizi ilgilendirir.
Birimizin başarısı, hepimizin gururudur.
Birimizin düşmesi, hepimizin meselesidir.
Çünkü biz 11 kardeşiz.

Rahmetli babamızın bize bıraktığı emaneti birbirimize emanet ederek koruyalım.

Kardeş kavgasını değil, kardeş dayanışmasını miras bırakalım.

Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim etsin.

Rahmetli babamızın ruhu şad olsun.

Şimdi birbirimize değil, geleceğe bakalım.
Şimdi ayrışma değil, kenetlenme zamanı.
Şimdi kavga değil, birlik zamanı.

Ben varım.

Siz de var mısınız?

Kardeşiniz...
Habib

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

BÜYÜK SOYUNMA: KANUNLARIN VE GÖLGELERİN ÖTESİNDE HAKİKAT