EMİNEVİM’İ YIKILMASI ZOR, NESİLLER BOYU YAŞAYACAK BİR YAPI HALİNE GETİRMEK: BİRLİK, ADALET VE FAİZSİZLİK ÜZERİNE BİR YOL HARİTASI

 Rahmetli babamızın tırnaklarıyla kazıyarak, yıllarca mücadele ederek ve inandığı faizsiz finans anlayışından taviz vermeden ortaya koyduğu yapı, bugün yalnızca geçmişin bir hatırası olarak görülmemelidir.

Bize düşen, onun kurduğu yapıyı korumak, güçlendirmek ve gelecek nesillere daha sağlam şekilde aktarmaktır.

Bir kurumun gerçekten güçlü olması, sadece büyük bir sermayeye sahip olmasıyla mümkün değildir. Asıl güç; güvenen insanlarda, sağlam kurumlarda, adaletli yönetimde, şeffaflıkta ve ortak bir ideal etrafında birleşebilmekte yatar.

Bu nedenle benim hayalim sadece Eminevim'in bugünkü haliyle devam etmesi değildir.

Ben çok daha güçlü bir yapı görmek istiyorum.

Öyle bir yapı ki;

Kardeşler birbirine sahip çıksın.
Aile büyükleri tecrübeleriyle önde olsun.
Gençler enerjileriyle arkadan gelsin.
Çalışanlar kuruma güvensin.
Müşteri kendisini emanet edilmiş hissetsin.
Halk kurumun arkasında dursun.
Faizsiz finans ilkesi sadece bir slogan değil, kurum kültürü olsun.

Ve böyle bir yapı, kişilere bağlı olmaktan çıkıp kurumsal bir emanete dönüşsün.


1. Önce kardeşler kendi arasında birlik sağlayacak

Bence yol haritasının ilk ve en önemli maddesi budur.

Aile kendi içinde bölünmüşse, dışarıdan gelen hiçbir yapı uzun süre güçlü kalamaz.

Biz 11 kardeşiz.

Hepimizin düşüncesi aynı olmak zorunda değil.

Hepimizin aynı karakterde olması da gerekmiyor.

Ama ortak bir konuda anlaşabiliriz:

Rahmetli babamızın yıllarca emek vererek oluşturduğu yapının zarar görmesine izin vermemek.

Kişisel kırgınlıklarımız olabilir.

Geçmişte yaşanmış anlaşmazlıklarımız olabilir.

Farklı düşündüğümüz konular olabilir.

Ama bunların hiçbiri ortak emaneti tehlikeye atacak noktaya gelmemeli.

Kardeşler birbirinin rakibi değil, aynı yapının koruyucuları olmalıdır.


2. Aile büyükleri önde, kardeşler yanlarında olacak

Annemiz bizim büyüğümüzdür.

Ablamız bizim büyüğümüzdür.

Onların yaşadığı hayat tecrübesi, gördükleri günler ve taşıdıkları sorumluluk bizim için önemlidir.

Bu nedenle aile büyüklerimizin saygınlığı korunmalıdır.

Büyükler önde yürür, küçükler onların yanında yürür.

Fakat bu, diğer kardeşlerin söz hakkının olmayacağı anlamına gelmez.

Tam tersine, gerçek aile düzeninde;

tecrübe büyüklerden, enerji gençlerden, akıl ortak masadan gelir.

Böyle bir yapı kurulursa kimse kendisini dışlanmış hissetmez.


3. Yönetim kişilere değil, sisteme dayanmalı

Bir kurumun en büyük zaaflarından biri, bütün gücün birkaç kişinin elinde toplanmasıdır.

Bugün bir insan çok başarılı olabilir.

Ama yarın o insan olmayabilir.

İşte o zaman kurumun ne olacağı önemlidir.

Bu nedenle yönetim sistemi kişilere bağımlı olmamalıdır.

Yetki belli olmalı.
Sorumluluk belli olmalı.
Denetim belli olmalı.
Karar mekanizması belli olmalı.
Hesap verme mekanizması belli olmalı.

Kim gelirse gelsin sistem çalışmalıdır.

Asıl başarı budur.


4. Şeffaflık kurumun temel direği olmalı

Bir kurumun içinde şüphe oluşursa güven sarsılır.

Güven sarsılırsa en büyük sermaye bile yeterli olmaz.

Bu nedenle gelirler, giderler, yatırımlar, riskler, büyük kararlar ve kurumsal hedefler mümkün olan ölçüde şeffaf şekilde raporlanmalıdır.

Kardeşler birbirinden hiçbir şeyi saklamamalı.

Yönetim kurulunun aldığı önemli kararların gerekçeleri kayıt altında olmalı.

Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli.

Şeffaflık, aile içinde de kurum içinde de bir kültür haline gelmeli.


5. Faizsiz finans ilkesi korunmalı ve kurumsallaştırılmalı

Rahmetli babamızın ortaya koyduğu en önemli değerlerden biri buydu.

Dolayısıyla faizsiz finans anlayışı yalnızca reklam cümlesi olarak kalmamalı.

Kurumun;

ürünlerinde, sözleşmelerinde, finansal süreçlerinde, risk yönetiminde ve müşteriye yaklaşımında

kendini göstermeli.

Faizsizliğin ne anlama geldiği açık biçimde ortaya konulmalı.

İnsanlara sadece “faizsiz” denilmemeli; nasıl faizsiz olduğu anlaşılır biçimde anlatılmalı.

Böylece kurumun temel felsefesi nesilden nesile aktarılabilir.


6. Halkın güveni kurumun en büyük sermayesi olmalı

Eminevim'i güçlü yapan yalnızca şirketin kendisi değildir.

Asıl güç, ona güvenerek sisteme katılan insanlardır.

Bu nedenle müşteri sadece “müşteri” olarak görülmemeli.

Bu hareketin paydaşı olarak görülmeli.

İnsanların sorunları dinlenmeli.

Şikâyetleri ciddiye alınmalı.

Haklı oldukları konularda hızlı çözümler üretilmeli.

Bir müşteri kaybedildiğinde yalnızca bir sözleşme kaybedilmiş olmaz.

Güven kaybedilir.

Bu yüzden müşteri memnuniyeti kurumun stratejik hedeflerinden biri olmalıdır.


7. Kurumun geleceği için bağımsız denetim güçlendirilmeli

Bence en önemli güven mekanizmalarından biri budur.

Bir yapı ne kadar büyük olursa olsun kendi kendisini yeterince denetleyemez.

Bağımsız denetim mekanizmaları güçlü olmalı.

Mali yapı düzenli olarak incelenmeli.

Riskler erken tespit edilmeli.

Kurumun finansal dayanıklılığı sürekli ölçülmeli.

Amaç birilerini suçlamak değil.

Amaç, daha hata oluşmadan sistemi korumaktır.


8. Krizlere karşı güçlü bir güvenlik sistemi kurulmalı

Bugün her kurum için en büyük tehlikelerden biri, beklenmeyen krizlerdir.

Ekonomik kriz olabilir.

Likidite sorunu olabilir.

Hukuki sorun olabilir.

Teknolojik saldırı olabilir.

Yönetim değişikliği olabilir.

Piyasa koşulları değişebilir.

Bunların hepsi için önceden hazırlanmış kriz planları bulunmalı.

Güçlü kurum, kriz çıkınca ne yapacağını düşünen değil, kriz çıkmadan önce ne yapacağını bilen kurumdur.


9. Yeni nesil yetiştirilmeli

Rahmetli babamızın nesli bir gün olmayacak.

Bizim neslimiz de bir gün olmayacak.

Peki sonra?

İşte asıl mesele budur.

Bugünden itibaren gençlerin yetiştirilmesi gerekir.

Aile içerisinden gençler olduğu kadar kurum içerisinden başarılı insanlar da geleceğin yöneticileri olarak yetiştirilmeli.

Bir insanın sadece soyadına değil;

ahlakına, liyakatine, çalışkanlığına, bilgisine ve adalet anlayışına

bakılmalı.

Böylece kurum babadan evlada geçen sıradan bir miras değil, değerleri nesilden nesile aktarılan kurumsal bir emanet olur.


10. Teknolojiyle kurum daha şeffaf ve daha güçlü hale getirilmeli

Bugünün dünyasında teknoloji büyük bir avantajdır.

Müşteri işlemlerinin güvenli biçimde izlenebilmesi, raporlamanın güçlendirilmesi, denetim süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve yapay zekâdan risk analizlerinde yararlanılması gibi alanlarda ciddi yatırımlar yapılabilir.

Ama teknoloji hiçbir zaman insanın ve ahlakın önüne geçmemeli.

Teknoloji araçtır; güven ve adalet ise temeldir.


11. Halkın faizsiz finans konusunda bilinçlendirilmesi

Eğer faizsiz finans gerçekten büyüyecekse, sadece kurumların büyümesi yetmez.

Toplumun da finansal okuryazarlığının gelişmesi gerekir.

İnsanlar;

borcun ne olduğunu,

faizin nasıl çalıştığını,

tasarrufun önemini,

riskleri,

sözleşmelerini,

haklarını

öğrenmelidir.

Böylece faizsiz finans sadece bir ticari model değil, bilinçli bir ekonomik kültür haline gelebilir.


12. Kurumun geleceği bir kişinin kararına bırakılmamalı

Bence en önemli derslerden biri burada.

Bir insan ne kadar büyük olursa olsun, kurum ondan daha büyük olmalıdır.

Rahmetli babamız çok büyük bir emek verdi.

Ama onun en büyük başarısı sadece bir şirket kurmak değil, kendisinden sonra da devam edebilecek bir fikir ortaya koyabilmesidir.

Bizim görevimiz onun yerini almak değil.

Onun bıraktığı emaneti daha ileriye taşımaktır.


13. Aile anayasası oluşturulmalı

Kardeşler arasında ileride çıkabilecek anlaşmazlıkları önlemek için yazılı bir aile mutabakatı oluşturulabilir.

Bu belgede;

  • kardeşlerin birbirine karşı sorumlulukları,
  • yönetim ilkeleri,
  • aile büyüklerinin rolü,
  • karar alma mekanizmaları,
  • çıkar çatışması kuralları,
  • şeffaflık ilkeleri,
  • denetim mekanizmaları,
  • kriz dönemlerinde uygulanacak yöntemler

açıkça belirlenebilir.

Böylece bugün anlaşılmış olan şeyler yarın unutulmaz.

Söz, yazıya; yazı, kurala; kural da kuruma dönüşür.


14. En büyük savunma: Halkın güveni

Benim “kimse onu yıkamayacak” derken kastettiğim şey, kimseye karşı mücadele etmek değildir.

Asıl mesele şudur:

Öyle sağlam bir kurum kuracaksınız ki onu ayakta tutan şey sadece birkaç insan değil, milyonlarca insanın güveni olacak.

Bir kurum;

adaletliyse,

şeffafsa,

hukuka uyuyorsa,

müşterisine sahip çıkıyorsa,

çalışanına değer veriyorsa,

faizsiz finans ilkesini samimiyetle taşıyorsa,

ve sürekli kendisini denetliyorsa,

onu yıkmak çok daha zor olur.

Çünkü o zaman kurum bir binadan ibaret değildir.

Bir güven ağına dönüşmüştür.


15. Son hedef: Babamızdan aldığımız emaneti bizden sonrakilere bırakmak

Benim görmek istediğim gelecek budur.

Bugün biz varız.

Yarın çocuklarımız olacak.

Onların çocukları olacak.

Ve bir gün onlar dönüp baktıklarında:

“Dedemiz bunu kurmuş, babalarımız bunu korumuş, biz de daha ileriye taşımışız.”

diyebilsinler.

İşte o zaman rahmetli babamızın emeği gerçekten yaşamaya devam ediyor demektir.


Son söz

Ben kardeşlerime şunu söylemek istiyorum:

Birbirimizle savaşmayalım.

Çünkü asıl gücümüz birbirimize karşı kullanacağımız güç değildir.

Asıl gücümüz birbirimizin arkasında durduğumuz zaman ortaya çıkar.

Büyüklerimiz önde olsun.

Biz kardeşler onların yanında olalım.

Halkımız bizim arkamızda olsun.

Kurumumuz şeffaf ve adil olsun.

Faizsiz finans anlayışımız sağlam olsun.

Hukuka ve kurallara bağlı kalalım.

Denetimden korkmayalım.

Eleştiriden kaçmayalım.

Hatalarımızı kabul edip düzeltelim.

Ve en önemlisi:

Kişileri değil, sistemi güçlendirelim.

Çünkü kişiler gelip geçer.

Ama sağlam bir sistem nesiller boyunca yaşayabilir.

Rahmetli babamızın tırnaklarıyla kazıyarak oluşturduğu yapıyı bize düşen görevle daha sağlam hale getirelim.

Kardeşler birlik olsun.
Büyükler önde olsun.
Halkın güveni arkamızda olsun.
Faizsiz finans ilkesi yolumuzu aydınlatsın.
Adalet ve şeffaflık temelimiz olsun.

Biz üzerimize düşeni yapalım.

Gücümüzü kardeş kavgasında tüketmeyelim.

Birlikte güçlenelim.

Gerisini Allah'a bırakalım.

Çünkü biz plan yaparız, tedbirimizi alırız, çalışırız, mücadele ederiz.

Ama sonucun sahibi Allah'tır.

Allah bu emaneti korusun, ailemizin birliğini bozmasın ve rahmetli babamızın emeklerini hayırlı nesillerle devam ettirmeyi bizlere nasip etsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

BÜYÜK SOYUNMA: KANUNLARIN VE GÖLGELERİN ÖTESİNDE HAKİKAT