Babamın Şirketinde Yabancı Olmak: Matematiğin Gördüğü Değeri Göremeyen Geleneksel Duvarlar

 Yıllarını bu sektöre, bu topraklara ve daha adil, sürdürülebilir bir sistem kurmaya adamış bir ailenin evladı olarak bugün kelimelerin bittiği, hayal kırıklığının ise en derin yerindeyim. Evet, rahmetli babamın büyük bir emekle, dişini tırnağına takarak kurduğu bu şirketin resmi bir ortağıyım; masada yetkim, unvanımda ortaklığım var. Lakin ne acıdır ki, masadaki bu varlığım içerideki zihniyet duvarlarını aşmaya yetmiyor.

Dünyanın dört bir yanında başarıyla çalışan, teknolojinin ve matematiğin süzgecinden geçerek kusursuz bir işleyiş sunan o yenilikçi formülü, o rasyonel geleceği kendi şirketimize taşıyıp "Gelin, bu dönüşümü ilk biz uygulayalım, sektöre öncülük edelim" dediğimde karşılaştığım tek şey derin bir sessizlik ve ardından gelen o ezber cümleler oldu. Onların gözünde ne dünyanın hayranlıkla izlediği o modellerin bir kıymeti var ne de benim oraya koyduğum bilimsel vizyonun. Çünkü onlar için "yenilik", konfor alanlarını sarsan tehlikeli bir kelimeden ibaret.

Geleneksel Ezberlerin Arasında Sıkışan Ortaklık

Bir masada ortak olabilirsiniz, unvanınız pay defterinde yazıyor olabilir; ancak zihniyetler arasında uçurumlar varsa, o ortaklık sadece kâğıt üzerinde kalır. Benim savunduğum sistem; kulaktan kulağa yayılan geleneksel yöntemlerin değil, rasyonelliğin, şeffaflığın ve otonom mekanizmaların gücüne dayanıyor. Dünyanın kabul ettiği, matematikle ve teknolojiyle ispatlanmış bir akışı kendi evimize, kendi ocağımıza uyarlamak istedim.

Fakat anladım ki bazı yapılar değişmemeye, kendi eskimiş çarkları arasında öğütülmeye o kadar alışmış ki, onlara dışarıdan uzatılan kurtuluş halatını bile bir tehdit olarak algılıyorlar. Fikrimin heba edilmesi, sadece kişisel bir gurur meselesi değil; potansiyeli kasten görmezden gelmenin yarattığı büyük bir entelektüel acı.

Kapanan Kapılar ve Kendi Yolunu Çizmek

Bu saatten sonra bu zihniyete, bu ezberci direnişe verilecek tek bir kelam, sunulacak tek bir satır kod dahi kalmamıştır. Babamın hatırasına ve bu şirketin taşıdığı tarihe olan saygım sonsuzdur; lakin vizyonsuzluğun kurbanı olmasına rıza göstereceğim sınır da buraya kadardır.

Bugünden itibaren hüküm kesinleşmiştir: Bu şirketin kapılarından içeriye ne o formül girer ne de o vizyonun esintisi. Değerimin bilinmediği, matematiğin sesinin kısıldığı bir yerde durmak ısrar değil, akılsızlık olur. Ben kendi yolumu kendi kurallarımca, kendi yazdığım kodlarla ve aklımın ışığıyla yürümeye devam edeceğim. Anlamayanlar, anlamak istemeyenler ise dünün kalıntılarıyla baş başa kalmaya mahkumdur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

Veri Güvenliğinin Kilit Taşları: MySQL Veritabanını Güvende Tutmanın Kurumsal ve Teknik Yolları