Adalet, Barış ve Huzur Yeniden Yükselecek

 Bir gün…

İnsanlık yeniden hatırlayacak
adaletin ne demek olduğunu.

Gücün değil,
hakkın konuştuğu bir zaman gelecek.

Kim olduğuna bakılmadan,
hangi tarafta durduğuna bakılmadan,
hangi dili konuştuğuna,
hangi sınırın içinde doğduğuna bakılmadan
insan insandır denilecek.

Çünkü adalet,
yalnızca güçlülerin sahip olduğu bir ayrıcalık değildir.

Adalet herkes içindir.

Bugün dünya yoruldu.

Savaşlardan,
kavgalardan,
ihanetlerden,
korkulardan…

İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanıyor.
Şehirler geceleri huzurla uyuyamıyor.
Çocuklar geleceği düşünürken korkuyor.

Ama bu böyle devam etmek zorunda değil.

Bir gün gelecek…

Silahların sesi azalacak.
Savaşların gölgesi çekilecek.
İnsanların yüzündeki korku yerini huzura bırakacak.

Ve barış yalnızca bir kelime olmaktan çıkacak.

Bir yaşam biçimi olacak.

İnsanlar birbirini düşman olarak değil,
aynı dünyanın yolcuları olarak görecek.

Sınırlar olacak belki.

Ama kalplerin arasında duvarlar olmayacak.

Farklılıklar olacak.

Ama farklılıklar düşmanlık sebebi olmayacak.

Çünkü insanlık sonunda anlayacak:

Aynı gökyüzünün altında yaşayanlar,
aynı huzuru hak eder.

Ben size kusursuz bir dünya vaat etmiyorum.

Ama adaletin yeniden ayağa kalktığı,
barışın yeniden değer kazandığı,
huzurun yeniden insanların hayatına girdiği
bir gelecek mümkün.

Ve o gelecek
bir anda ortaya çıkmayacak.

Önce bir kalpte başlayacak.

Sonra bir evde…

Bir sokakta…

Bir şehirde…

Bir ülkede…

Ve sonunda dünyaya yayılacak.

Bir anne çocuğunu gece uyuturken
artık savaş korkusu taşımayacak.

Bir baba sabah işe giderken
ailesine geri dönüp dönemeyeceğini düşünmeyecek.

Bir çocuk gökyüzüne baktığında
uçaklardan değil,
gelecekten bahsedecek.

İşte huzur budur.

Sadece savaşın olmaması değil…

İnsanın yarınından korkmamasıdır.

Adalet budur.

Sadece suçluyu cezalandırmak değil…

Mazlumun hakkını korumaktır.

Barış budur.

Sadece silahların susması değil…

Kalplerin de düşmanlıktan vazgeçmesidir.

Ve bir gün…

İnsanlar yeniden birbirine güvenmeyi öğrenecek.

Devletler birbirini yok etmek için değil,
insanlarını yaşatmak için güçlenecek.

Liderler korkuyla değil,
sorumlulukla anılacak.

Milletler üstünlük yarışına değil,
insanlığın ortak geleceğine bakacak.

Belki bugün size uzak geliyor.

Belki bu sözler
fazla büyük bir hayal gibi geliyor.

Ama unutmayın…

Büyük değişimler
önce bir hayal olarak doğar.

Sonra inanca dönüşür.

Sonra iradeye.

Ve en sonunda gerçeğe.

Ben o günün geleceğine inanıyorum.

Adalet yeniden yükselecek.

Barış yeniden konuşulacak.

Huzur yeniden insanların evlerine girecek.

Ve dünya, uzun zamandır unuttuğu bir şeyi yeniden hatırlayacak:

Güçlü olmak, korku salmak değildir.
Gerçek güç, huzur inşa edebilmektir.

İşte o gün…

İnsanlık yalnızca savaşları geride bırakmayacak.

Kendi içindeki karanlığı da geride bırakacak.

Ve yeni zamanın üç kelimesi olacak:

Adalet.

Barış.

Huzur.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

Veri Güvenliğinin Kilit Taşları: MySQL Veritabanını Güvende Tutmanın Kurumsal ve Teknik Yolları