Yüreğimin Feryadı, Gözyaşlarımın Şahitliğiyle!

 Değerli dostlar, aziz kardeşlerim, Bugün kelimeler kifayetsiz kalsa da, içimde biriken derin acıyı, bir evlat olarak yaşadığım tarifsiz hayal kırıklığını ve ruhumda açılan yarayı sizlerle paylaşmaya geldim. Bu bir serzenişten öte, boğazımda düğümlenmiş, beni nefessiz bırakan, vicdanıma her daim ağırlık yapan bir çığlıktır.

Rahmetli babamın, ömrünü vakfettiği, helal rızkıyla ilmek ilmek dokuduğu, bizlere bir miras değil, bir şeref ve emanet olarak bıraktığı Eminevim... Ne hazindir ki, bugün o mukaddes çatının altında, babamın ruhunu sızlatacak bir kargaşa, kardeşler arası bir didişme kol geziyor. Bir zamanlar birlik ve beraberliğin sembolü olan bu yuva, şimdi parçalanmışlığın, güvensizliğin ve benlik kavgasının pençesinde. Yönetimde olmasam da, bir evlat ve ortak olarak, bu kutsal emanetin göz göre göre hırpalanmasına, babamın bize aşıladığı değerlerin ayaklar altına alınmasına şahit olmak, ruhumda telafisi imkansız yaralar açıyor.

Bu yürek yangınını daha da artıran, hafızamda asla silinmeyen bir anı var... Babam hayattayken, annemin haklarını konuşurken, O'na döndüm ve "Baba, annemin hakkını verin" dedim. Bana o zamanlar, belki de içinde bulunduğu durumu özetlercesine, "Kim yönetecek? Sen mi?" demişti. Ben de saf bir iyi niyetle, aile birliğimizin selameti için "Ablam yönetsin" dediğimde, o da derin bir iç çekişle "Ama sonrasında hapis var" mealinde, adeta bir kehanet gibi sözler sarf etmişti.

O zamanlar belki tam idrak edemediğim bu sözler, bugün yaşadığımız bu parçalanmışlık ve adaletsizlik karşısında, zihnime adeta bir demir gibi kazındı. Benim o günkü iyi niyetim, hakkın yerini bulması arzum, ne yazık ki bugün bir zulme dönüşerek bana geri döndü. Kendi ailem içinde dahi, iyilik niyetinin bu denli cezalandırıldığı, hakkın batıla kurban edildiği bir duruma şahit olmak, insanı hayattan bezdiriyor.

Bu yaşadığım zulmün, bu haksızlığın, bu vebalin hesabını ancak ve ancak Yüce Allah'a havale ettim. O'nun adaletinden şaşmayız, O'nun hükmü muhakkak tecelli eder. Ahiretteki mahkeme-i kübrada her bir hak sahibinin hakkını alacağı günü bekliyorum. Rabbim, bizleri haksızlık karşısında susanlardan, zulme rıza gösterenlerden eylemesin!

Bu feryadımı, bir çığlık olarak değil, bir vicdan uyarısı olarak algılamanızı diliyorum. Umarım bu paylaşımım, ailemizin de kendi içinde adaleti ve birliği yeniden tesis etmesine vesile olur.

Hasbunallahu ve ni'mel vekil. (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kör bir adama ışığın güzelliğini anlatamazsın; ona önce gözlerini açacak bir merhem gerekir."

Dörtyol’un Asi Oğlu Deliçay’ı Sakinleştirme ve Afetten Korunma Duası

Veri Güvenliğinin Kilit Taşları: MySQL Veritabanını Güvende Tutmanın Kurumsal ve Teknik Yolları