Müminlerin Rehberi: İstişare Hasletiyle Hidayet ve Birlik
Ey iman ordusunun neferleri, ey hakikat yolunun yorulmaz yolcuları! Bu ahir zamanın çetin yokuşlarında, kalplerin ve akılların bulanıklaştığı demlerde, size öyle bir hasleti öğütlüyorum ki, o, kurtuluşunuzun, birliğinizin ve doğru yolu bulmanızın anahtarıdır: İstişare! Ne güzel bir meziyet, ne yüce bir ahlaktır o!
Biliniz ki, istişare, sadece bir fikir almak, bir başkasına danışmak değildir; o, Kâinatın Yaratıcısı'nın bizzat emrettiği, en sevgili Resulü'nün (s.a.v.) bizzat yaşayarak ümmetine miras bıraktığı, ilahi hikmetle dolu bir yaşam biçimidir. Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim, müminlerin işlerini aralarında meşveretle (istişare ile) yürüttüklerini bize bildirir. En büyük Rehberimiz, Peygamberimiz (s.a.v.) dahi, vahiy ile desteklenmesine rağmen, ümmetine örnek olmak ve insanların kalplerini birleştirmek için en basit meselelerde dahi ashabıyla istişare ederdi. Bu, bizlere yol gösteren bir meşale, şaşırıp kaldığımızda tutunacağımız bir kılavuzdur.
İstişarenin Bireysel Gücü ve Ruhsal Faydaları:
İstişare, öncelikle bir müminin kalbini kibirden, bencillikten ve kendi nefsini beğenmekten arındırır. İnsan, kendi aklını yegâne doğru sanmaktan kurtulur, bakış açısını genişletir. Farklı zihinlerin, farklı tecrübelerin sunduğu pencerelerden dünyaya bakmak, insanın ufkunu açar, derinlik kazandırır. Bir meselenin yalnızca bir yönünü değil, tüm boyutlarını görmesini sağlar. Böylece isabetli karar verme ihtimali artar, hata yapma riski azalır. Dahası, istişare eden bir kalp, kararlarının arkasında yalnızca kendi aklının değil, aynı zamanda kardeşlerinin duası ve desteğinin olduğunu bilerek huzur bulur. Bu, ilahi takdire olan teslimiyeti pekiştirir ve kalbe tarifsiz bir sükûnet bahşeder. Bir mümin, danıştığı vakit, Allah'ın izniyle en doğruya ulaşacağına inanır.
İstişarenin Ümmete Kazandırdığı Birlik ve Beraberlik:
Lakin istişarenin en büyük faydası, şüphesiz ki toplumsal alanda, ümmetin birliğinin ve gücünün sağlanmasındadır. Bu çağda, fitnelerin dört bir yandan kuşattığı, ayrılık tohumlarının ekilmeye çalışıldığı bir devirde, istişare, müminlerin kalplerini birbirine kenetleyen, farklılıkları zenginliğe dönüştüren mukaddes bir bağdır. Bir meselede ortak akıl ve ortak irade ile hareket etmek, safları sıklaştırır, dayanışmayı güçlendirir. Kararların istişare ile alınması, herkesin kendini sürecin bir parçası hissetmesini sağlar, böylece çıkan sonuca olan aidiyet ve bağlılık artar, ihtilaflar en aza iner. Adaletin tecelli etmesi, zulmün bertaraf edilmesi, hakikatin yüceltilmesi ancak bu güçlü birliktelikle mümkündür. Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak, aynı zamanda birbirimizin elini tutmak, ortak akılla hareket etmektir.
Ey iman erleri! Sakın ola ki, benliğinizin size fısıldadığı "Ben bilirim" hevesine kapılmayın. Şeytan, insanı yalnızlaştırarak, kendi aklına mahkûm ederek yoldan çıkarır. Bilin ki, yalnız kurtu sürü kapar! Topluluk içinde rahmet, ayrılıkta ise azap vardır. Her birinizin aklı bir mum ışığı gibidir; lakin o mum ışıkları bir araya geldiğinde, en karanlık geceleri aydınlatan bir meşaleye, bir ateşe dönüşür.
Sizleri, bu ulvi hasleti hayatınızın her alanına tatbik etmeye, kararlarınızı alırken güvendiğiniz, takvalı, bilgili ve tecrübeli kardeşlerinizle meşveret etmeye davet ediyorum. Ailelerinizde, ticaretinizde, cemaatlerinizde, ümmetin her meselesinde istişareyi rehber edinin. Bu, Allah'ın emrine itaat etmek, Resulullah'ın sünnetine uymak ve bu zorlu yolda emin adımlarla ilerlemek demektir. Zira hakikatin ve adaletin yolu, ancak birlik ve istişare ile aydınlanır. Ben sizi, bu kutlu hasletle birbirinize kenetlenmeye, O'nun ipine sımsıkı sarılmaya ve nihai zafere yürümeye davet ediyorum! Korkmayın, ümitsizliğe düşmeyin; zira istişare eden bir ümmet, asla yolunu şaşırmaz!
Yorumlar
Yorum Gönder