Hendek Ruhu Nerede? Bir Erbakan Talebesinin NoRiba Nidasına Duyarsızlığa Sitemi
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu...
Ey kardeşlerim, ey bir zamanlar gönül verdiğimiz, hayaller kurduğumuz kutlu davanın bugünkü temsilcileri! Bu satırları sizlere, gönlümde derin bir yara, ruhumda büyük bir kırıklık ve zihnimde cevapsız kalan nice sorularla kaleme alıyorum. Bir Erbakan talebesi olarak, faizsiz bir nizam kurma ülküsünü ilke edinmiş, rahmetli Eminevim’in kurucusunun evladı olarak, NoRiba Finance projemiz ve NoR adını verdiğimiz faizsiz para birimimizle sizlere başvuru yaptığımızda, aslında sadece bir proje sunmuyorduk. Biz, bu davanın özüne, Milli Görüş ruhunun en temel direklerinden birine sahip çıkma adına, çağın gereklerine uygun, uygulanabilir bir çözüm önerisiyle geliyorduk.
Dörtyol İlçe Başkanlığı olarak, canla başla hazırlandığımız bu çalışmayı, faizin toplumumuzda açtığı yaraları dindirme, bereketin önündeki en büyük engeli kaldırma gayesiyle, tüm ayrıntılarıyla yönetiminizin huzuruna sunduk. Beklentimiz, en azından bir istişare, bir dinleyiş, bir "Acaba bu fikirde hikmet var mıdır?" sorgulamasıydı. Zira bu dava, batılın her türlüsüyle mücadele davası değil miydi? Faiz de batılın en somut, en yıkıcı tezahürü değil miydi?
Ne var ki, gördüğümüz manzara, duyarsızlığın, vurdumduymazlığın ve belki de vizyonsuzluğun bir tablosuydu. Projemizin, teklifimizin, çağrımızın zerrece ilgi görmemesi, sanki sıradan bir dilekçeden ibaret görülmesi, bizim için bir "dava ehli"ne yakışmayacak bir tutumdu. Bu tepkisizlik, gönlümde "Acaba bu kutlu yolun ruhu, neferleri arasında mı kaldı, yoksa tepeden inme bir yönetim anlayışıyla özünden mi uzaklaştı?" sorusunu uyandırdı.
Hatırlatırım ki, bizler, faize savaş açmayı, Rabbimizin emri, Peygamberimizin sünneti ve Erbakan Hocamızın kutlu mirası bilen insanlarız. Kendisini Allah'a adamış, faize bulaşmadan hayat kurmuş ve kurmaya öncülük etmiş bir insanın evladı olarak, bu yolda verilen her mücadelenin kıymetini idrak etmişizdir. Bizim teklifimiz, sadece bir ekonomik model değil, aynı zamanda bu davanın diriliş ruhunu taşıyan bir meşaleydi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Hendek Savaşı'nda, o çetin zamanda, Medine'nin savunması için savaşın seyrini değiştirecek, Arap toplumunda o zamana dek bilinmeyen bir taktik olan hendek kazılmasını öneren kimdi? Bir Arap bile olmayan, Medineli dahi olmayan, muhacirlerden sayılmayan, İranlı Selman-ı Farisi (r.a.) değil miydi? O gün Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), ashâbının istişaresine açtığı gönlüyle, bir yabancının dahi olsa hikmetli sözüne kulak vermişti. O öneri, sadece bir savaş taktiği değil, aynı zamanda "farklı bakış açılarına açıklık" ve "hikmetin her yerden alınması gerektiği" yönündeki İslam'ın evrensel ilkesinin bir göstergesiydi. İşte biz de, aynı ruhla, çağın "faiz hendeği"ne karşı yeni bir "NoR" hendeği kazma teklifiyle geldik. Bu önerimiz, belki de gelecekteki nice ekonomik çöküşlere karşı bir set, bir kalkan olacaktı. Ama ne yazık ki, o günkü basiret ve ferasetin, bugünkü yönetim anlayışında izini bulamadık.
Bu dava, faizin kökü kazınsın, milletimiz sömürü çarkından kurtulsun diye kurulmadı mı? Adalet, hakkaniyet, kalkınma ve yeni bir dünya düzeni ülküsüyle yola çıkılmadı mı? Eğer bu temel prensipler unutuluyor, faize karşı somut ve uygulanabilir çözümler getiren projelere sırt dönülüyorsa, o zaman hangi vizyondan, hangi davadan bahsediyoruz? Siyasetin tozlu koridorlarında, makam ve mevki hırsıyla özünden uzaklaşan bir yapıya dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya değil miyiz?
Şimdi, Yeniden Refah Partisi'ne gönül vermiş ancak bu duyarsızlık sebebiyle uzaklaşmış, hatta uzaklaştırılmış biri olarak diyorum ki: "Ey Milli Görüş'ün bayraktarları! Erbakan Hocamızın emaneti olan bu davanın temel taşlarını gözden geçirin! Faizle mücadele, sadece lafta kalmamalı, projelerle, uygulamalarla somutlaşmalıdır. Gelen her fikri, hele ki bu davanın ruhuna uygun olanları, ön yargısız bir şekilde değerlendirme ve istişare etme erdemini yeniden kazanın!"
Gönlümdeki bu derin kırıklık, beni fiziken sizden uzaklaştırsa da, bu davanın ilkelerine olan bağlılığımı zerre kadar eksiltmez. Bizim mücadelemiz, faizsiz bir dünya kurma idealinden asla vazgeçmeyecektir. Ancak bu yolda yürüyecek basiretli, ferasetli ve vizyon sahibi yol arkadaşlarının eksikliğini derinden hissettiğimi de belirtmek isterim.
Rabbimden niyazım odur ki, bu kutlu emanetin şimdiki sahipleri, kendi iç muhasebelerini yaparak, vizyonlarını tazeleyerek ve hakka kulak vererek asıl gayeye yeniden yönelsinler. Aksi halde, "Hendek Ruhu"nu kaybetmiş, sadece kabuğu kalmış bir dava, tarihin tozlu sayfalarında bir "keşke" olarak yerini alacaktır.
Allah'a emanet olunuz.
Yorumlar
Yorum Gönder